Bebeginizin ilk alisveris merkezi

30/4/2008 - Bir mektup...


Mucizenin adı: Ege Mahir Yıldız

200 gündür yaşam mücadelesi veren oğlum EGE için...
En son ne zaman bir hayat kurtardınız?
En son ne zaman bir hayatı kurtarmak için bir şeyler yapmaya çalıştınız? Çabaladınız mı en azından?
En son ne zaman anne veya baba oldunuz? Veya olacak mısınız? Veya olmayı düşünecek misiniz?
Ağır gelmiş olabilir bu sorular. Bana da sorsalar ağır gelirdi büyük ihtimal. Çaresizlik nedir yeni öğrendim bu yaşımda. Çaresizim, çaresiz kalmanın gerçek anlamına.
Baba olacağım çok uzak ihtimaldi sanki. Ya da yakıştıramazdım kendime, ne bileyim. Garip bir çelişkiydi benim için. Tek bir baba kavramı vardı bende, o da benim babamdı. Ancak babam ''baba''olabilirdi bilinçaltımda.
Ne zaman Ege'm dünyaya geldi, korkmayı derinden hissettim ilk defa. Ne müthiş bir duyguymuş meğer, evladını kaybetme korkusu. Babalık duygumu bile yaşayamadım korkudan. Böbürlenmemeye, şişirmemeye çalıştım kendimi. İnsan baba olunca bütün bir kainata ilan etmek istiyor da, o yüzden diyorum. İnanamadım önce nefes aldığına, kıpırdadığına bile. İlk gözyaşımı göğsü inip kalktığında akıttım onun için. Muhteşemdi o an.
Şimdi ise 200 günden beri babayım! Şükrediyorum halime. Ama çıkmazdayım da aynı zamanda. Çünkü hayatıma ilk defa bir kavram daha girdi ''baba''dan sonra. ORGAN NAKLİ!..
Bu kavramla beni oğlum tanıştırdı: 3 Ekim günüydü, ameliyata girdi 33 günlük Ege'm. İncebağırsağını tamamıyla, kalınbağırsağının yarısını bırakıp çıktı; ''Ameliyathane, GİRİLMEZ'' yazan kapıdan. İşte o an başladı organ nakli nedir, niye yapılır, hangi organlar değişebilir, riskleri nelerdir vesaire...
Geldik sözün bittiği yere:
Oğlumun, Ege'min incebağırsak nakline ihtiyacı var! eden oldu, niye oldu sorularını dinleyecek zamanımız, cevaplayacak mecalimiz dahi yok ne yazık ki. Her an, her şey olabilir; durumunu yaşamaktayız.
Size bir şey söyleyeyim mi? Bu incebağırsak nakli dünyanın en zor nakillerinden biri. Tüm dünyada 650 küsur yapılmış. Bizim ülkemizde 2 yetişkine başarıyla uygulanmış sadece. Bir bebeğe örneği yok şu ana kadar. Kısmet olursa o örnek Ege'm olacak.
Çoğu organ naklinde kan grubu şartı aranmıyor ama incebağırsak naklinde aranıyor mesela.
Farklı bir yapı incebağırsak, bir sürü tüycük var içinde. Bir sürü tüycüğün bir sürü görevi kabaca. Ben bağırsaklarımı bozduğum zaman anlardım kıymetini, o da çok ender olurdu zaten.
Ama şimdi, hayatımın anlamı incebağırsak. Hiçbir şeye bu kadar muhtaç olmamıştım hayatımda. Bu nakil oğlumun tek umudu ve bizim tek umudumuz. Belki inanmayacaksınız ama gerçekten söylüyorum, nakil olsa bile başarı oranı milyonda bir gibi bir şey. Bu durumda Egeâ??min yaşama oranıyla hemen hemen aynı sanırım. Bu milyonda biri denemek istiyoruz. Bu milyonda bir tek umudumuz.
Mucizelere, Ege'me güvendiğimiz için. Aynı zamanda verenin de, alanın da yüce Rabbimiz olduğunu bildiğimiz için.
Ben 200 gündür uğraşıyorum sesimizi duyurmak adına. 12 Kasım'da başardık aslında. Birçok gazetede, televizyonda, internet ortamında Ege'min güzel cemalini gördünüz. Kimi haberlerde böbrek ve karaciğerinin de iflas ettiğini yazdılar. Hayır etmedi çok şükür ama şimdilik... Kimi haberleri de algılayamadı halkımız: ''Acaba, sapasağlam çocuklarımızdan mı incebağırsak istiyorlar?'' diye düşünenler de oldu.
Hayır, sapasağlam çocuklarımızdan istediğimiz sadece Ege kardeşlerine dua etmeleri. Biz, beyin ölümü gerçekleşmiş veya kaybedilmiş 0 RH+ kan grubuna sahip, 0-2 yaş arası çocuklarımızın sadece bulundukları hastanede organlarının bağışlanmasını diliyoruz aileleri tarafından. Beyin ölümü demek beynini, kan dolaşımını, organlarını makinelerin yaşattığı demek oluyor. Yani kaybedilmesi kesin anlamına geliyor. Hee, bunu istemek kolay mı? Hayır hiç de değil. Ama bir umut dedim ya. Hem başarıyla gerçekleşirse nakil, organları bağışlanan yavrucağın bir parçası da bizim yavrucağımızda yaşayacak kim bilebilir. Bizim umut dediğimiz şeyin, toprakta 2 saat içinde çürümeye başladığını biliyor muydunuz?
Çocuklarının beyin ölümü gerçekleşmiş anne babalar! Öncelikle Allah sabır versin diyorum. Ve inanın sizin yaşadığınız acıyı tüm kalbimle yaşıyorum. Çünkü her an bu acıyla karşı karşıya gelebileceğimi biliyorum. Sizden organ bağışına katılmanızı diliyorum. Evlatlarınızı kaybetmeden önce ''Biz, organlarını bağışlıyoruz''? demenizi diliyorum, bulunduğunuz hastanenin doktorlarına...
Hatta dilemiyorum, yalvarıyorum bunun için. Oğlum Ege'm için. Sizin de bir parçanızın yaşaması için yalvarıyorum.
Ve bu ailelerin haricinde de hepinizi organ bağışına davet ediyorum. Biz öldükten sonra toprak olup gideceklerine, başkalarına hayat olsun. Başkalarına umut ışığı olalım.
44 bin insan organ bekliyor ülkemizde. Dile kolay, 44 bin. Anadolu'da bir şehir demek bu rakam. Savaşta kaybetsen hezimet demek. Bir stadyumu dolduran insan demek. Bir de bu 44 bin insan için üzülen ailelerini düşünün!.. 44 bini katlıyorsunuz o zaman. Ve hayatın bir cilvesini daha düşünün: 44 bin 1 olma ihtimalimiz her zaman bizde saklı kalıyor olacak.
Bu yüzden duyarlı olalım. Başıma gelince anladım durumun vahametini. Siz de benim söylememle anlayın, başınıza gelmesin, ne olur! Düşmanıma istemem bu sıkıntıyı gerçekten.
Sabırla bekliyoruz; Ege'm, eşim, ben ve bizim için üzülen sizler adına. Sabırla bekliyoruz 44 bin insanımız adına...
Ve selamete çıkmak istiyoruz gönülden.
Ama...
Çok zormuş sabretmek...
Baba Ümit Fikret YILDIZ 'dan bütün anne babalara ve anne baba adaylarına...

İRTİBAT: EĞİTİM SEN İSTANBUL
4 NO'LU ŞUBE

0505 6626872

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2008 - Bebek Müziği

 

Müzik marketlerin hepsinde bebek müziği standlarını görüyoruz. Bebek müziğinin faydalarını sizler için sıraladık.  Keyifli okumalar, keyifli dinlemeler

 

 

1- Zihinsel gelişime etkisi; Yapılan araştırmalar, çocuk beyninin gelişiminde özellikle ilk yıllar, müziğin çok önemli bir etken olduğunu ortaya koymuştur.
2- Duygusal gelişime etkisi; Anne karnından itibaren müzik dinleyen bebekler hırçın hareketler yerine daha uyumlu davranış sergilerler. Huzurlu büyüyen bebek için bu ilerleyen yıllarda büyük bir avantajdır.
3- Fiziksel gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler bazı şarkılarda hareketlenirler. Büyüdükçe bu hareketlilik el çırpmaya, oynamaya, dans etmeye dönüşür. Dolayısıyla bu hareketlilik bebeğin küçük kas, büyük kas gelişimini sağlar.
4- Sosyal gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler, melodi, armoni, ritim gibi müziğin en önemli unsurlarını öğrenirler. Bu da ilerleyen yaşlarda onlara mükemmel bir avantaj sağlar.
5- Müziğin matematik zekası gelişimine etkisi vardır.
6- Müziğin kulak ve dil gelişimine etkisi vardır.
7- Zihinsel gelişimin % 85’ i 8 yaşına kadar, Beyin gelişiminin % 80’ i 3 yaşına kadar tamamlanır. Zeka gelişimini ve beyin gelişimini ilk aylar beslenmeden sonra olumlu etkileyen ilk faktör müziktir.
8- ABD’ li Bilim Adamları, prematüre doğan bebekler üzerinde inceleme yaparak Klasik Müziğin iştahı açtığı belirlediler. Amerikalı Doktorlar, Klasik Müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğünü ve yaşamlarının ilk stresten daha hızlı arındığını kaydettiler. Klasik Müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları düzene girerken, nefes alıp vermeleri kolaylaşır.
9- Bu müzik sadece bebeği değil, aile bireylerini de olumlu etkiler. Evdeki atmosfer değişir.
10- Tekrarlayan melodiler sayesinde müzik hafızası oluşur. Müzik yaratıcılığı gelişir. Bebeğin müzik yeteneği ve yaratıcılığı harekete geçer. Bu müziğin terapi yönü vardır. Sonraki yaşlarda bu müziğin rahatlatıcı etkisi devam edip, çocukların bebekliğindeki huzurlu dönemi bilinç altında sürdürdüğünü görürüz.

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2008 - Kadinlar Gunumuz Kutlu Olsun

 

 

"Insan toplulugu kadin ve erkek denilen iki cins insandan olusur. Kabil midir bu kutlenin bir parcasini ilerletelim, otekini ihmal edelim de kutlenin butunu ilerleyebilsin? Mumkun mudur ki bir cismin yarisi topraga bagli kaldikca, oteki yarisi goklere yukselebilsin?"

 

Mustafa Kemal ATATURK

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2008 - Mama keyfi artik daha rahat ...

 

Artik bebek mobilyalari da evlerimize uyum saglamaya basladi ... Henuz Turkiye pazarina girmeyen bu modern mama sandalyelerini biz cok begendik... En kisa zamanda evlerimizde mobilyalarimizi tamamlamaya baslayacagini dusunuyoruz. Boon marka sandalye kullanıcilari su yorumu yapmıslar 'Sonunda hem tasarim hem de kolay kullanim bebeklerimize de ulasti'  Heyecanla Turkiye'ye gelmesini bekliyoruz...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2008 - Bebeklerken Blog Yayinda

Bebeklerken Blog’a hosgeldiniz…

 

www.bebeklerken.com ‘la uzun suredir yayindayiz… Burada sizlerle sohbete geldik… Kendi sektorumuzdeki gelismeleri, yeni urunleri, anne adaylarina haberleri, bizim ve bebeklerimizin sagligi ile ilgili hepimize faydali olacagini dusundugumuz herseyi buraya yazacagiz…

 

Kisacasi paylasmaya geldik…

 

Sizden gelecek yorumlarla bu sayfanin cok daha keyifli olacagina eminiz.

 

Sevgilerimizle …

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bebeklerken'de sizleri neler bekliyor? Hepsi el yapımı ve özel dikim Bebeklerken marka ev tekstili; En kaliteli kumaşlarla onun için özel dikilmiş; Fiziksel, zihinsel, sosyal gelişimine katkıda bulunan öğretici oyuncaklar; Bakım ve oda aksesuarlarında dünya lideri olan TucTuc'un ürünleri... Playskool'un yumuşacık kıyafetleri... Daha yüzlerce kaliteli ürün bir arada Bebeklerken.com'da her şey ona ve ona değer verenlere özel

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Bebeklerken

Kategoriler

Arkadaşlarım

benimkuzum